Bilgilendirme ve Arama Kılavuzu

Bu sayfadaki özet, halk soruları ve kavramsal etiketler site içi arama motorunun erişilebilirliğini artırmak amacıyla yapay zekâ destekli olarak sınıflandırılmıştır. Hukuki uyuşmazlıklarda ve resmî işlemlerde yalnızca aşağıda tam metni sunulan resmî ilam bağlayıcıdır.

  • Soru: Kentsel dönüşümde binanın yıkılması ve tahliye kararına nasıl itiraz edilir?
  • Soru: Binayı yıktırmak istemeyen komşulara karşı salt çoğunlukla karar nasıl alınır?
  • Soru: Kentsel dönüşümde anlaşmayan malikin arsa payı satışı nasıl engellenir veya iptal edilir?

Yargıtay İlamı Resmî Metni

3. Hukuk Dairesi 2024/1121 E. , 2025/2157 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2138 E., 2023/854 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/187 E., 2023/368 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davada kabul edilen ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar 15.803,33 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilin S.S. ... Yapı Konut Kooperatifinin üyesi olduğunu, Kooperatif ile davalı ... arasında 21.03.2006 tarihli Arsa Sözleşmesi düzenlendiğini, belirtilen sözleşme gereğince, Ankara Çankaya ... Mahallesi 29634 ada 11 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan B Blok 85 numaralı bağımsız bölümün müvekkile tahsis edildiğini, buna karşın müvekkiline teslim edilen bağımsız bölümün imar mevzuatına aykırı hale geldiğini, tamamen kaçak durumuna düştüğünü, ifanın gizli ve esaslı ayıplı olduğunu, bunun dışında sözleşme esnasında sunulan proje ve tanıtımlara uygun ifada/teslimde bulunulmadığını ve ayrıca teslim edilen bağımsız bölümün taahhüt edilen yerden verilmediğini, davacının ayıpsız ifa ile ayıplı ifa arasındaki değer kaybı nedeniyle zararının bulunduğunu, bağımsız bölümün sözleşmede öngörülen süre içinde teslim edilmediğini, müvekkilinin geçikmiş ifa nedeniyle kira mahrumiyet kaybının bulunduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, ayıpsız ifa ile ayıplı ifa arasındaki değer kaybından kaynaklanan zarara karşılık olmak üzere 1.000,00 TL ve gecikmiş ifa nedeniyle mahrum kalınan kira bedelinden kaynaklanan zararlarına karşılık olmak üzere 1.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; hak sahipleri için üretilen konutların 29.04.2016 tarihinde Noter huzurunda yapılan kura çekilişi sonucu S.S. ... Yapı Konut Kooperatifine isabet ettiğini, 02.06.2017 tarihinde Kooperatife gerekli teslimin yapıldığını, Kooperatife verilmesi gereken bağımsız bölümlerin 17.08.2017 tarihinde tescilinin yapıldığını, planlama sürecinde açılan davaların projenin sekteye uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, sözleşmede bağımsız bölüm teslimi için belli bir süre öngörülmediğini, sözleşmenin halen yürürlükte olduğunu, davacı tarafın geç teslim nedeni ile kira mahrumiyet bedeli talebinde bulunamayacağını, sözleşme konusu bağımsız bölümlerin, inşaat yapım sözleşmesi kapsamında onaylı projelere göre, inşaat tekniğine, fen ve sanat kurallarına ve imar planında yapılaşmaya uygun alan üzerine inşa edildiğini, kullanılan malzemelerin birinci sınıf olduğunu, herhangi bir ... ya da mal güvenliği riskinin bulunmadığını, teslim edilecek bağımsız bölümlerin önce hak sahipleri ve site yönetimi tarafından incelendiğini, eksik ya da hatalı imalat görülmesi halinde site yönetimince hatalı-eksik imalatların tamamlatılarak teslimin gerçekleştirildiğini, konumundan kaynaklı değer kaybı bulunduğu iddiasının yerinde olmadığını, belirtilen taşınmazın ''Kanal Ankara'' olarak bilinen rekreasyonel amaçlı plana sınırlı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sözleşmeden kaynaklanan davalarda genel zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, dava konusu projenin 29.12.2015 tarihi itibariyle tamamlandığının ve bu tarihte makul teslim süresinin dolduğu, davacının bağımsız bölümlerin geç teslim edilmesi nedeniyle uğramış olduğu kira mahrumiyet zararını talep edebileceği, davacı tarafın geç teslim nedeniyle talep edebileceği kira mahrumiyet bedelinin 15.803,33 TL olduğu, davacı sözleşme gereğince verilmesi gereken bağımsız bölümlerin imar mevzuatına aykırı gelmesi, ifanın gizli ve esaslı ayıplı hale gelmesi, sözleşme sırasında sunulan proje ve tanıtımlara uygun olarak ifada bulunulmaması ve ayrıca verilen bağımsız bölümlerin taahhüt edilen yerlerden verilmemesinden ötürü, ayıpsız ifa ile ayıplı ifa arasındaki kayıptan kaynaklanan zararlara ilişkin olarak 1.000,00 TL talepte bulunulmuş ise de proje kapsamında üretilen bağımsız bölümlerin hak sahiplerinin Noter kurası sonucu belirlendiği, bu durumda davacı tarafın ayıpsız ifa ile ayıplı ifa arasındaki farktan kaynaklanan zararı talep etmesinin hukuken olanaklı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davacının mahrum kalınan kira bedeli için talep etmiş olduğu 15.803,33 TL'nin 1.000,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiye 14.803,33 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, davacı tarafın fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yeterli, denetime ve somut olayın özelliklerine uygun olduğu, projenin 29.12.2015 tarihi itibariyle tamamlandığının ve makul inşaat süresinin bu tarihte sona erdiğinin kabulünün gerektiği, konutun bulunduğu inşaatın tayin edilen makul sürede tamamlanamaması nedeniyle davacı hak sahibine konut tesliminin gecikmeli yapıldığı, bu durumda davacı hak sahibinin davalıdan gecikme tazminatı isteyebileceği, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının konutun bulunduğu kent, semt ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumu ile emsallerine uygun olduğu, bilirkişi raporunda teslim edilen konutlarda eksik ve ayıplı iş bulunmadığının tespit edildiği, buna göre davacının eksik ve ayıplı ifaya / konutun değer kaybına yönelik iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karar karşı, taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; açılan davanın belirsiz alacak davası olması nedeniyle alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda mahrum kalınan kira bedelinin düşük hesaplandığını, makul süresinin 5 yıl olması gerektiğini, taşınmazın kentsel dönüşüm ve gelişim proje alanı olarak ilan edilmesine ilişkin bütün kararların idari yargı kararlarıyla iptal edildiğini, bir yapının fiilen teslim edilmesinin veya geçersiz yapı kullanma izin belgesi düzenlenmesinin sözleşmeye uygun ifa anlamına gelmeyeceğini, önemli olanın fiili değil, hukuki teslim olduğunu, müvekkili gibi mülk sahipleri aleyhine ve fakat davalı ... ile yüklenici firma lehine inşaat yoğunluğunun olabildiğince artırıldığını, yeşil alanların yapılaşmaya açıldığını, mülk sahiplerine yapılan bloklar arasındaki mesafenin imar mevzuatına uygun olmadığını, sosyal donatılarla ilgili yapılaşmanın afete meyilli alanlarda konuşlandırıldığını, vaad edilen sosyal donatı alanları oluşturulmadığı gibi binaların neredeyse birbirine bitişik olarak kırkar katlı inşa edilmesi nedeniyle ayıplı ifa ile ayıpsız ifa arasında değer kaybı oluştuğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Güneypark Kentsel Dönüşüm Projesi kapsamında taraflarca imzalanan sözleşmeden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa uygulanan hukuk kurallarının doğru şekilde belirlendiği, dava konusu bağımsız bölümün inşaatın makul süresinde tamamlanamaması nedeniyle tesliminin gecikmeli olarak yapıldığı, bilirkişi raporunda hesaplanan kira alacağının taşınmazların bulunduğu semt, kent ve iş merkezlerine uzaklığı, bölgedeki konumu, arz ve talep durumuna uygun olduğu, davaya konu konutun arsa ve tesis sözleşmesi kapsamında yapılarak teslim edildiği, Yargıtay kararlarına göre teslim için makul süre kabul edilen 29.12.2015 tarihi ile fiili teslim tarihi arasındaki dönem için yapılan hesaplamanın yerinde bulunduğu, dava tarihinden önce davalının temerrüde düştüğünün ispat edilmediği, taraflar arasında imzalanan sözleşmede, dairelerin Noter kurası ile belirlenecek ve şerefiye payı alınmayacak şeklinde düzenlemenin yer aldığı, teslimin sözleşme hükmüne uygun yapıldığı, davacının teslim edilen konut için değer farkı talebinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

  1. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
  2. Davacı vekili tarafından temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

← Site İçi Aramaya Dön Yargıtay Resmî Karar Arama →