Yargıtay İlamı Resmî Metni
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/40 E., 2023/744 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/335 E., 2020/258 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili; İzmir ili .... ilçesi .... Mahallesi 9356 ada 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 2 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, binanın 6306 sayılı Kanun kapsamda riskli olduğuna karar verildiğini ve yıkıldığını, sürecin kanuna uygun yapılmadığını, yasal çoğunluk kararı alınmadığı ve tebligatların usulüne uygun olmadığını, payının ihale ile satıldığını, satış bedelinin düşük belirlendiğini, değerleme raporunun hukuka ve usule aykırı olduğunu, ihaleye yüklenici firma namı hesabına çalışan kişinin katıldığını, satış işleminin iptal edildiği tarihten uzun zaman sonra satış ihalesi yenilenmeksizin tapu tescilinin re'sen yapıldığını, altı kez sözleşmeye davet ihtarnamesi göndermelerine rağmen yüklenicinin kendileri ile sözleşme imzalamadıklarını ileri sürerek maddi ve manevi zarar hakları saklı kalmak kaydıyla tapu kaydının iptaline, tapu tescilinin düzeltilmesine, taşınmazın iadesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar vekili; davanın görev nedeniyle reddi gerektiğini, 6306 sayılı Kanun ve uygulama yönetmeliği hükümlerine göre tüm işlemlerin eksiksiz ve yasa-yönetmeliğe uygun olarak yapıldığını, dava konusu taşınmazın kat maliklerinden yüklenici ... şirketiyle yıkılan binanın yerine yeni bina yapılması için eser sözleşmesi imzalayarak 6306 sayılı Kanun’da aranan 2/3 oranı sağladıklarını, ihale sonrası anlaşma yapmayan bir kısım kat malikleri ile de sözleşme imzaladıklarını, satın aldıkları paylara ilişkin ise Karşıyaka 6. Noterliğinin 29.11.2017 tarih 21932 yevmiye numaralı akdin yapıldığını, yolsuz tescil olmadığını belirtilerek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından davacıların paylarının 6306 sayılı Kanun ve yönetmelik kapsamında diğer paydaşlara satıldığı, ihale öncesi ve sonrasında satış işleminin iptali yönünde bir yargı kararının bulunmadığı, açılan davanın yasal şartlarının bulunmadığı gibi sunulan deliller ile de sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların taşınmazdaki paylarının 6306 sayılı Kanun kapsamında ihale ile satışına ilişkin idari işlemin iptali istemiyle açtıkları davanın ve bu dava ile ilgili yargılamanın yenilenmesi istemlerinin İzmir 1. İdare Mahkemesinin 2018/128-168 ve 2018/924-1294 sayılı kararlarıyla reddedilip derecaattan da geçmek suretiyle kesinleşmiş bulunduğu ve ortada yolsuz bir tescil bulunmadığı, davada esastan karar verilmiş olup tespit olunan dava değeri üzerinden kendisini vekille temsil ettiren davalılar lehine nispi vekalet ücreti takdir edilmesinde yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı 353/(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yargılama sırasındaki iddialarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 9356 ada 18 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1/12’şer arsa paylı mesken nitelikli 2 nolu bağımsız bölüm davacı Şirket, 5 nolu bağımsız bölüm davacı ... adına kayıtlı iken 11.07.2017 tarihinde İzmir Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından yapılan açık artırma usulü ile davalılara satıldığı ve 24.11.2017 tarihinde adlarına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.